Sayfalar

Pazartesi, Temmuz 18, 2022

Evde doğmuş Esra ve Ümmü ebesi :)

Haftasonu şehir dışındaydık, yoğun ve kalabalık geçen bir haftasonuydu desem haksız sayılmam. Sevgili anneannem, sevgili dedem ve güzel Derya'mın ruhu için Kur'an okundu, yemekler dağıtıldı, dua toplandı ve ruhlarına hediye edildi. 

O kalabalık içerisinde ise, benim doğumumu gerçekleştiren kadına rastladım. Ben evde dünyaya gözlerini açmış bir insanım. İşte parasızlık, kimsesizlik, zor şartlar vs derken hastaneye gidememiş annemler. Oldukça zorlu bir doğum olmuş, hep öyle derler. Doğum hikayemi anlattıklarında en çok babama üzülürüm. Hala içim acır bu hikayeyi dinlerken. Annem içeride adeta can çekişirken o parasızlıktan hiçbir şey yapamaz ağlarmış. Pencereden içeriye çaresizce bakarmış. 

Doğumumu gerçekleştirmesi için Ümmü isminde bir kadını gecenin bir körü evinden almış gelmiş, kadına yalvarmış yakarmış. Çok ağladığını, çok mahcup olduğunu, çok üzüldüğünü söylerler babamın. Ümmü teyzeye geçen Ekim ayında uğramış helallik istemiştim, şimdi yeniden görmek iyi geldi gerçekten. Babamla konuşuyorlarmış, sonra babam geldi ve bana seslendi birlikte yeniden Ümmü teyzenin yanına gittik ve sohbet ettik. Ölmek üzereydin, ölüyordun hatta dediler. Doğduğumda ağlamıyor, nefes bile almıyormuşum. Böyle söylediklerinde aklıma hep 3 idiots'taki doğum sahnesi gelir. 

Çok zorluklarla, sabaha karşı doğmuşum. Ölmemiş yaşamışım, yaşıyorum. İnsan tuhaf hissediyor, bilemiyorum. O zor şartlar altında yaşamak ne kadar zor olsa da, üzücü olsa da, geçirdiğim her vakit çok kıymetliydi benim için. 
Özellikle babam çalışmak için hep şehir dışına gider, annemle ben tek kalırdık evde, babamı çok özler, ağlardım. O günlerin acısı hala yüreğimde bir sızıdır. Hayata çok kızardım. Muhtaç olmak boynumu bükerdi, insanlara minnet duymak canımı sıkardı, onun bunun verdiğini giymek zoruma giderdi, evimizde su olmadığı için babamla gece yarıları camiden su taşımak kalbimi ağrıtırdı. 
Bir dönem evsiz kalıp da bir karavanda yalnızca yatacak bir döşek, yemek pişirecek bir tencere ve küçük bir tüp ile yaşamak çok başkaydı. Şimdi yaşadığım hayata nankörlük edemem, Allah'ın verdiğini görmezden gelemem, onu yok sayamam. Geldiğim yeri asla unutamam. 

Bu yüzden minnettarlığım hiç bitmeyecek Allah'a karşı. Ancak bazen annem ve babamın üzerindeki 30 yılın yükünü alabilmenin bir yolu olsa diye düşünmüyorum da değil. Hayat ne zor değil mi? Çok zor be. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder